Tepedeki bannerı gördünüz mü?
İnanılmaz derin bir konu. Neresinden başlayıp, nasıl toparlayacağımı bilemediğim bir konu. Hem Türkiye'de hem diğer ülkelerde neresinden tusan elinde kalan bir konu. Medenileştiğimizi zannettikçe insanlıktan çıktığımızın göstergesi bir konu. Dünyanın her köşesinde din iman naraları atılırken, aslında ahlakımızı tamamen yitirdiğimizi bas bas bağıran bir konu.
Kendilerinin birer çocuk olduğunu, ileride çocukları olacağını ve yaşladıklarında birer çocuktan farkı kalmayacağını unutan veya idrak edemeyenlerin, kendilerini güçlü zanneden acizlerin yaptıkları istismarlara son verilmesi için kime başvurmalıyız? Devlete mi? Devlet kendi eliyle evlilik yaşını indirmeye çocukları ve kadınları tecavüzcüleri ile evlenmeye teşvik eden yasalar çıkarmaya çalışırken mi? Çocuk esirgeme kurumlarında süregelen çocuk istismarları yabancılar tarafından gün yüzünde çıkarılırken mi?
Çocuklarımız için sesimizin duyulması ve duyurulması lazım. Anne Çocuk Klübü, T.B.M.M. Başkanlığı, Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı'na gönderilecek bir metin hazırlamış. Altına imzamızı atmak yapabileceğimiz ilk ve en ufak adım.
Sonra....
Sonra çocuklarımızı daha duyarlı yetiştimemiz lazım. Sadece, bazı sapık yetişkin erkeklerin erkeklerin ve bunlara göz yuman kadınların çocukları istismar ettiğini düşünüyorsanız çok yanılıyorsunuz. Bunlar ufaktan yetişiyor. Geçenlerde okullarda kız öğrencilere sınıf veya okul arkadaşları tarafından yapılan tacizlerin oranı hakkında yapılan araştırma sonuçlarını görünce dudağım uçukladı. Çocuklarımıza bunun yanlış olduğunu, yapılmaması ve yapılırsa da tahammül edilmemesi gerektiğini açıklamamız lazım. Okul yetkililerinden ve de hak ve hukuktan sorumlu kişilerden, ufak büyük tüm çocuk tacizlerinin "indirimsiz" cezalandırılmasını talep etmemiz lazım.
Çocuk istismarı sadece cinsel taciz manasına gelmiyor. Kendi yan gelip çocuğunu çalıştıran, çocuk kaçırıp pazarlayan, kendi çocuklarına veya üvey çocuklarına fiziksel ve duygusal açıdan eziyet edenlerin hepsi bu gruba giriyor. Çocuklarını istismar eden veya istismar edilmesine göz yuman anne, baba tüm ebeveynlerin tekrar rüştlerini ispat edene kadar veya cezalarını çekmeyi bitirene kadar bu haklarının ellerinden alınması lazım. Çocuklara göz kulak olmaktan sorumlu devlet birimlerindeki çocuk istismarlarını önlemek lazım.
Evlerde ana babaların, okullarda öğretmenlerin, sokakta polisin ve camilerde imamların doğru yolu göstermesi lazım. Kültürümüzde, dinimizde ve ahlakımızda çocuk istismarının yerinin olmadığı ve olmayacağının herkese tek tek anlatılması lazım. En son devlete güvenmemiz lazım. O da ne için? Artık bütün bu uyarılara rağmen Allah'ından korkmayan insan müsveddelerinin kayıtsız ve şartsız cezalarının verilmesi için. Tutuksuz yargılanmaları kaydıyla salıverilmeleri için değil.
Aslında herşey en başta çocukken ve sonra evlat sahibi olmadan evvel verilmesi gereken eğitimden ve de ehliyet sahibi olmaktan geçiyor. Bu yapılanlar veya yapılmaya çalışılanlar, can-ı gönülden destek versem de, artık içindekileri tutmaya mecali kalmamış sökük bir bohçaya ufak ufak yamadan başka birşey değil.
İçim cızlıyor. Çocuklarım ve çocuklarımız için gerçekten çok endişe duyuyorum. Umarım bu kampanya ile birilerinin gözü açılır ve kulağı duyar, çocuklarımıza daha güvenli bir gelecek verebiliriz.
İlgili mercilere gönderilecek mektubu okumak ve altına imza atmak için buraya veya yukarıdaki bannera tıklayınız.
Çarşamba, Kasım 19, 2008
Çocuk istismarına son
Gönderen Pratik Anne zaman: 11:38 PM 0 yorum Bu kayda verilen bağlantılar
Salı, Kasım 18, 2008
Bir eşek ile bir robot

Günlerden bir gün, bir eşek ile bir robot İstanbul'dan yola çıkmışlar.
Tıngır mıngır gider iken bir uçağa denk gelmişler. Binmişler ve taa Şikago'ya uçmuşlar.
Bu buz gibi şehirde ne işimiz var diye dolanırken Kımılnaz ve Kıpırcan'ı bulmuşlar.
Bu iki çocuğu ve annesini çok sevindirmişler. Hep beraber mutlu mutlu yaşamışlar.
Hamarat Anne'ye çok teşekkür ediyoruz. Eşek Kımılnaz'ın, içinde çıngırağı da var. Robot Kıpırcan'ın. Türkiye dönüşü yolculuğumuzda bize arkadaşlık ettiler. Yazının aşırı gecikmesinden dolayı da özürlerimi yolluyorum.
Hamarat Anne'nin diğer el emekleri için Petit and Cute u ziyaret ediniz.
Gönderen Pratik Anne zaman: 8:21 PM 0 yorum Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: Oyuncak, Ürün Değerlendirme
Pazartesi, Kasım 17, 2008
En basit ve kullanışlı kanguru taşıyıcı

Resimdeki taşıyıcıyı dikmeyi bitirip de blogları gezmeye başlayana kadar bu haftanın International Babywearing Week (Uluslararası bebek taşıma haftası) olduğunun farkında değildim. Denk düşmüş oldu.
Kımılnaz'ı taşıdığım Pouch Sling denilen bu taşıyıcı kendim diktim. Sleepingbaby websitesindeki talimatlarla, orada yazdığı gibi 1 saatte bitirdim.
Evenflo Snugli Classic Soft Carrier, The Ultimate Baby Wrap and Evenflo Snugli By My Side Soft Carrier taşıyıcılarını kullandım. Hatta Evenflo Snugli By My Side Soft Carrier ı dışarıda hala kullanıyorum. Evde bazen ben sofrayı veya banyo vs gibi şeyleri hazır ederken Kımılnaz kendi başına oyalanmak istemiyor. Tek kolumla taşıyarak iş yapmak da zor geliyor. Genelde The Ultimate Baby Wrap ile taşıyarak işimi görüyordum ama takması çıkarması çok vakit alıyor.
Bir gün parka gittiğimizde bu model taşıyıcı (Kangaroo Corner Adjustable Fleece Pouch) ile ufak bebeğini taşıyan bir anne gördüm ve çok beğendim. Fakat websitesindeki fiyatı görünce tozlanan dikiş makinamı çıkarma vaktinin geldiğini anladım. Her dakika çocuk üstümde gezsem vereyim ama kış geldi. Artık ya arabada koltukta yada bebek arasında dolaşır ancak. Zaten yürümesi de yakındır. Emekleyerek ve sıralayarak girmediği delik, tırmanmadığı delik kalmadı. Talimatlardan da çok kolay olduğunu görünce soluğu kumaşçıda aldım. Kumaşlar da cıvıl cıvıl. Gözüm doysun 3 değişik kumaş aldım. Kolay ya dikmesi!
İlkini yukarıda desenini çok beğendiğim polar kumaşından yaptım. Esnememesi için doğru (esnemeyen) yönğne kesmeye dikkat etmek lazım. Bir de "pouch seam" denilen kısmı talimatlardakinden biraz daha U şeklinde kesmek gerek.
Bu taşıyıcıyı kullanması da çok kolay. Takması, kızımı oturtup çıkarması birer hamle ile halloluyor. Resimlerde bebek otururken pek dingildek gözüküyor ama öyle değil. Bayağı oturaklı. Ağırlığı yaydığı için sırta ve omza ağrı yapmıyor. Artık emzirme önlüğüm ile beraber bu taşıyıcı da bizimle her yere gelecek. Yedek olarak diğer kumaşları da dikeceğim. Şimdi bu polar kumaşın kalanından ne yapsam diye düşünüyorum.
Ekleme: Kımılnaz 11 kilo (24 lbs) civarı ve rahat rahat taşıyabiliyorum.
sleepingbaby.com sitesindeki kolay kanguru dikme talimatları
Gönderen Pratik Anne zaman: 3:05 PM 9 yorum Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: Bebek Bakımı, Yaratıcı Çözümler, Ürün Değerlendirme
Haftanın Menüsü - 17 Kasım
Ben bu hafta geçmiş haftalardan kopya çekerek yemek yapacağım. Siz yaptığınız menülerinizi Haftanın Menüsüne ekleyebilirsiniz.
Gönderen Pratik Anne zaman: 10:48 AM 0 yorum Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: Haftanın Menüsü
Cuma, Kasım 14, 2008
Çocuğunuza telefon numaranızı öğretin
Doktorumuz 3. yaş kontrolünde tavsiyesi ile Kıpırcan'a adının dışında
- Soyadını (Amerika için mecburen ingilizce telaffuzunu)
- Benim cep telefon numaramı
Biz de evde oyun olsun diye telefonu eline verdik ve tuşlayarak benim telefonu üç beş kere çevirttik. Numarayı kafasında ezbere değil, görsel olarak hemen öğrendi. Çevirirken numaraları hem Türkçe hem İngilizce sesli söylüyor. Fakat alan kodunu öğretmedik. O nasıl olacak, tam kestiremedim, çünkü aynı alandan kod ile aranınca telefon düşmüyor. Arada hafızası tazelensin diye aratıyoruz. Oyun oynadığını düşündüğü için onun da hoşuna gidiyor bu.
Artık bebeler için bile telefon mevcut. Toplamda dört tuş var. Açma, kapama ve iki hızlı arama tuşu. Ben yine de bir veya iki telefon numarasının öğretilmesinin faydalı olduğunu düşünüyorum. Kıpırcan'a babasının cep telefonunu da öğretmeyi düşünüyorum. Her bir haltı ezberliyor çünkü. Sonra temcit pilavı gibi 2 ay evvel ettiğim bir lafı, ama sen böyle demiştin diye önüme koyuyor. Oğluşumun fil hafızası işe yarasın.
Bizim isimlerimizi biliyor. Kendi ismini ve yaşını Türkçe veya İngilizce sorunca söylüyor. Bunun dışında yabancılarla benden izinsiz konuşmaması, benden uzaklaşmaması ve de tanımadığı biri çağırırsa gitmemesi gerektiğini yeri geldikçe telkin ediyorum.
En kısa zamanda Stranger Safety videosunu alıp seyretmemiz gerek. Bunu da yapılacaklar listesine kendime not düşüyorum. Çünkü bütün bu bildiklerini acil bir durumda nasıl kullanacağını düzgün bir şekilde kafasını karıştırıp onu korkutmadan anlatabilmek lazım. Acil durumda tanımadığı insanlarla konuşmamasını söylediğim için adını söylemeyip telefon istemezse komik olur.
Allahtan Kıpırcan dışarıda çok uçan kaçan bir çocuk değil. Onun rahatlığı ile sanki bu işi yavaştan alıyorum. Boşlamamak lazım.
Paranoid Anne
Gönderen Pratik Anne zaman: 11:54 AM 2 yorum Bu kayda verilen bağlantılar